24 Ağustos 2026

Kömüre dönen antik papirüs teknolojiyle okundu

Yaklaşık 2 bin yıl önce Vezüv Yanardağı'nın patlamasıyla tamamen kömüre dönen antik bir papirüs, yapay zekâ teknolojisi sayesinde fiziksel olarak açılmadan dijital ortamda çözülerek okundu.
 
Roma İmparatorluğu döneminde, Pompeii yakınlarındaki Herculaneum kentinde yer alan Papirüsler Villası (Villa of the Papyri), antik Greko-Romen dünyasından günümüze ulaşmayı başaran bilinen tek kütüphaneye ev sahipliği yapıyor. Ancak MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu kent yaklaşık 18 metrelik kül ve volkanik kaya tabakasının altına gömüldü.
 
Bu felaket sırasında kütüphanedeki yüzlerce papirüs rulosu yanmak yerine yüksek ısı ve havasız ortam nedeniyle katılaşarak kömürleşmiş yumrulara dönüştü. 1750’li yıllarda keşfedilen bu rulolar, yüzyıllar boyunca araştırmacılar için büyük bir çelişki yarattı: İçlerinde paha biçilmez bilgiler barındırmalarına rağmen, en ufak bir fiziksel müdahale papirüslerin ufalanıp yok olmasına neden oluyordu. Geçmişte cıva veya eter kullanılarak yapılan açma denemeleri, birçok nadide eserin kalıcı olarak tahrip olmasıyla sonuçlanmıştı.
 
Geleneksel yöntemlerin tıkanması üzerine devreye giren modern bilim, papirüsleri fiziksel olarak açmak yerine "sanal olarak katmanlarına ayırma" yöntemini geliştirdi.  Bilgisayarla görme uzmanı Prof. Brent Seales ve ekibi, tıbbi BT taramalarına benzeyen X-ışını tomografisi ile ruloların iç katmanlarının üç boyutlu haritasını çıkardı. Daha net çözünürlük elde etmek için parçacık hızlandırıcılardan (senkrotron) yararlanan bilim insanları, insan saç telinden onlarca kat daha küçük (2 mikron) detayları görüntülemeyi başardı.

Tarama verileri elde edildikten sonra, mürekkebin papirüs yüzeyindeki dokusunu ayırt edebilmek amacıyla özel yapay zekâ algoritmaları eğitildi. Silikon Vadisi destekli "Vesuvius Challenge" projesi kapsamında dünya genelindeki araştırmacılara açılan veri seti sayesinde, kömürleşmiş katmanların altındaki antik Grekçe harfler tek tek tespit edilmeye başlandı.
 
Napoli Vittorio Emanuele III Ulusal Kütüphanesi’nde yürütülen çalışmalarda elde edilen ilk bulgular, antik felsefe dünyasında heyecan yarattı. İncelenen küçük bir rulonun, MÖ 2. veya 3. yüzyıla tarihlendiği ve koleksiyondaki en eski metinlerden biri olduğu belirlendi. "PHerc 1667" olarak adlandırılan bu papirüs, Herculaneum kütüphanesindeki en eski belgelerden biri olma özelliğini taşıyor. Metinde yazarın; insanın ahlaki mükemmelliğe ulaşıp ulaşamayacağı, demircilik gibi mekanik sanatlar ile geometri gibi teorik felsefe arasındaki farklar ve bilginin sınırları üzerine sorgulamalar yaptığı görüldü.  Napoli II. Federico Üniversitesi’nden papirolog Dr. Federica Nicolardi ve ekibinin yaptığı ilk analizler, metnin içerik ve üslup olarak Stoacı felsefeye ait önemli bir risale olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, eserin Stoacı okulun üçüncü lideri olan ünlü Yunan filozof Khrysippos tarafından kaleme alınmış olabileceğini tahmin ediyor. Metinde filozofun yeğeni ve öğrencisi Aristocreon’a yapılan atıflar da bu güçlü ihtimali destekliyor.
 
Bunun yanı sıra, kütüphanedeki ana ağırlığı oluşturan Epikürcü metinlerin arasında filozof Philodemos’a ait "Tanrılar Üzerine" (On Gods) adlı eserin daha önce varlığı bilinmeyen 8. Kitabı da teşhis edildi. Klasik filoloji dünyasında yankı uyandıran bu gelişme, antik Yunan ilahiyatı üzerine kayıp çalışmaların kütüphanede bulunabileceğini kanıtlıyor.
 
Papirolog Federica Nicolardi ve yapay zekâ uzmanı Giorgio Angelotti önderliğindeki ekip, şu an Napoli'de 27 farklı rulonun dijital okuma sürecini sürdürüyor. Araştırmacılar, geliştirilen otomasyon yazılımları sayesinde gelecekte taranan bir rulonun 24 saat gibi kısa bir sürede okunabilir metne dönüştürülebileceğini öngörüyor.
 
Arkeologlar, henüz tamamı kazılmamış olan Herculaneum bölgesinde toprak altında keşfedilmeyi bekleyen binlerce başka rulonun bulunabileceğini ve yapay zekâ destekli bu yöntemin Ölü Deniz Yazmaları gibi tahrip olmuş diğer antik metinlere de uygulanabileceğini vurguluyor.