25 Mart 2026

Veri depolamada cam devrimi

Microsoft araştırmacıları, “Project Silica” adlı yeni teknoloji ile verileri cam üzerine lazerle yazmayı başardı. Silica Projesi milimetreküp başına gigabitler depoluyor.
 
Microsoft’un geliştirdiği yeni bir teknoloji, veri depolama alanında çığır açacak bir değişimin kapısını araladı. “Project Silica” adı verilen bu sistem, verilerin cam üzerine lazerle yazılmasını sağlayarak bilgilerin binlerce yıl boyunca bozulmadan saklanabilmesini mümkün kılıyor.

Pazar analiz şirketi International Data Corporation’a göre, dünyanın 2028 yılında fotoğraflar, videolar, e-postalar, belgeler ve diğer dosyalar şeklinde üreteceği veri miktarının yaklaşık 394 zettabayta (394 trilyon gigabayt) ulaşması bekleniyor. Bu, 2023’e kıyasla neredeyse üç katlık bir artış anlamına geliyor. Bu talep, veri depolama için yeni yöntemlere yönelik araştırmaları hızlandırdı; çünkü günümüzde kullanılan tüm yaygın elektronik veri depolama teknikleri zamanla bozuluyor. Örneğin, dijital arşivlerin çoğu şu anda yalnızca yaklaşık 30 yıl dayanabilen manyetik bantlarda saklanıyor.

DEVASA VERİLER CAMA İŞLENİYOR

Microsoft araştırmacıları bu soruna çözüm olarak cam tabanlı veri depolama teknolojisini geliştirdi. Sistem, femtosaniye lazer adı verilen son derece hızlı lazerler kullanarak veriyi camın içine işliyor. Bu lazerler, saniyenin katrilyonda biri kadar kısa sürede atımlar yaparak camın optik özelliklerini değiştiriyor ve verileri “voxel” adı verilen üç boyutlu veri noktaları halinde kaydediyor. Böylece veri yalnızca yüzeye değil, camın derin katmanlarına da yazılabiliyor.

Geliştirilen sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, yüksek veri yoğunluğu sunması. Milimetreküp başına 1,59 gigabit veri depolanabiliyor. Bu da küçük bir cam parçasına yaklaşık 4,84 terabayt veri sığdırılabileceği anlamına geliyor. Bu kapasite, milyonlarca kitap ya da binlerce yüksek çözünürlüklü filme denk geliyor.
Teknolojide yapılan önemli yeniliklerden biri de yazma sürecinin hızlandırılması ve enerji verimliliğinin artırılması oldu. Önceki yöntemlerde her veri noktası için birden fazla lazer darbesi gerekirken, yeni sistemde geliştirilen “faz voxel” ve “çift kırınımlı voxel” yapıları sayesinde tek bir lazer darbesi yeterli oluyor. Bu da hem enerji tüketimini düşürüyor hem de yazma hızını artırıyor. Sistem, tek bir lazer ışınıyla saniyede 25,6 megabit veri yazabiliyor.
 
10 BİN YILDAN FAZLA DAYANIKLILIK

Dayanıklılık açısından da teknoloji oldukça iddialı. Yapılan testlerde cam plakalar 500 dereceye kadar ısıtılarak uzun vadeli kullanım simüle edildi. Elde edilen sonuçlar, verilerin 290 derece sıcaklıkta bile 10 bin yıldan fazla süreyle korunabileceğini gösteriyor. Oda sıcaklığında ise bu sürenin çok daha uzun olması bekleniyor. Bu, günümüz depolama çözümleriyle kıyaslandığında büyük bir avantaj sağlıyor.
 
‘SONSUZ ARŞİV’ İMKANI SAĞLIYOR

Uzmanlar bu teknolojinin günlük kullanım için geliştirilmediğini, cam tabanlı veri depolamanın özellikle uzun süre saklanması gereken arşivler için ideal olduğunu belirtiyor. Ulusal kütüphaneler, bilimsel araştırma verileri, kültürel miras kayıtları ve bulut arşivleri gibi alanlarda önemli bir rol oynayabilir.

Ancak teknolojinin önünde hâlâ bazı engeller bulunuyor. Özellikle femtosaniye lazerlerin yüksek maliyeti, sistemin geniş çapta kullanımını şu an için sınırlıyor. Araştırmacılar, bu teknolojinin yaygınlaşabilmesi için maliyetlerin düşmesi ve daha fazla geliştirme yapılması gerektiğini belirtiyor.

Tüm bu gelişmelere rağmen cam üzerine lazerle veri yazma teknolojisi, gelecekte uzun vadeli veri saklama konusunda en güçlü adaylardan biri olarak görülüyor. Uzmanlara göre maliyet ve ölçeklenebilirlik sorunları aşılabilirse, bu yöntem dijital arşivleme anlayışını tamamen değiştirebilir.