31 Mayıs 2024

OECD: Küresel görünüm aydınlanmaya başladı

En son ekonomik görünüm raporunu yayımlayan OECD, 2024 ve 2025 yıllarında istikrarlı bir küresel büyüme beklediğini açıkladı. OECD, büyümenin mütevazı kalmasına rağmen küresel görünümün aydınlanmaya başladığına dair işaretler olduğunu söyledi.
 
Raporda, “Sıkı parasal koşulların etkisi, özellikle konut ve kredi piyasalarında devam ediyor, ancak küresel faaliyet nispeten dirençli olduğunu kanıtlıyor, enflasyon başlangıçta öngörülenden daha hızlı düşüyor ve özel sektör güveni artıyor." denildi.
 
OECD ayrıca işgücü piyasalarındaki arz ve talep dengesizliklerinin hafiflediğini ve işsizliğin rekor düşük seviyelerde ya da bu seviyelere yakın seyrettiğini vurguladı.
 
“Enflasyonun ılımlı seyretmesi ve ticari büyümenin pozitife dönmesiyle reel gelirler iyileşmeye başladı. Gelişmeler ülkeler kendi arasında farklılaşmaya devam eederken, başta Avrupa olmak üzere birçok gelişmiş ekonomideki daha yumuşak sonuçlar, Amerika Birleşik Devletleri ve birçok yükselen piyasa ekonomisindeki güçlü büyüme ile dengeleniyor.” ifadeleri kullanıldı.
 
OECD ülkelerinde manşet enflasyonun 2023 yılında %6,9'dan 2024 yılında %5'e düşmesi ve 2025 yılında %3,4'e gerilemesi bekleniyor. 2025 yılı sonunda OECD'de enflasyonun çoğu merkez bankasının hedefi olan %2'ye yakın olacağı tahmin ediliyor. Bunun nedeni olarak ise enerji ve mal fiyatlarındaki muhtemel düşüşün yanı sıra daha sıkı para politikaları gösteriliyor.
 
Avrupa gelişmekte olan ülkelerin gerisinde kalacak
 
Rapora göre G20 ve diğer gelişmiş ülkelerin büyümesinin gelişmekte olan ülkelerin önemli ölçüde gerisinde kalması muhtemel gözüküyor. Örneğin Birleşik Krallık'ın 2024 yılında sadece %0,4'lük bir büyüme kaydedeceği ve bu oranın 2025 yılında %1'e yükseleceği tahmin ediliyor.
 
Euro bölgesinin 2024'te %0,7 ve 2025'te %1,5 büyüyeceği tahmin edilirken, Fransa'nın da bu yıl %0,7'lik bir büyüme kaydedeceği, ancak 2025'te %1,3'lük bir büyüme ile Avro bölgesinin gerisinde kalabileceği öngörülüyor. Benzer şekilde İtalya'nın da bu yıl %0,7 büyümesi ve 2025'te %1,2'ye yükselmesi bekleniyor.
 
Uzun zamandır Avrupa'nın “hasta adamı” olarak görülen Almanya'nın bu yıl da %0,2'lik mütevazı bir büyüme ile hayal kırıklığı yaratması bekleniyor. Ancak, OECD'nin %1,1'lik bir artış beklentisi ile gelecek yıl ülke için işler çok daha olumlu görünebilir.
 
Büyüme şampiyonu Hindistan olabilir
 
Öte yandan Hindistan'ın hem 2024 hem de 2025'te %6,6 gibi istikrarlı bir oranda büyümesi beklenirken, Endonezya'da 2024'te %5,1'lik bir artış görülebilir ve bu oran 2025'te %5,2'ye yükselebilir.
 
Ancak, hala belirsiz bir ekonominin, yüksek hayat pahalılığının ve salgın sonrası azalan talebin kalıcı etkileriyle mücadele eden Çin'in bu yıl %4,9, gelecek yıl ise sadece %4,5 büyümesi bekleniyor.
 
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, raporla ilgili olarak, “Küresel ekonomi dirençli olduğunu kanıtladı, enflasyon merkez bankası hedefleri çerçevesinde geriledi ve görünüme yönelik riskler daha dengeli hale geliyor. Büyümenin uzun dönem ortalamasının altında kalacağı tahmin edilse de 2024 ve 2025 yılları için istikrarlı bir küresel büyüme bekliyoruz. Politika eylemlerinin makroekonomik istikrarı sağlaması ve orta vadeli büyüme beklentilerini iyileştirmesi gerekiyor. Para politikası ihtiyatlı olmaya devam etmeli, enflasyon düştükçe politika faiz oranları düşmeli, maliye politikası borç sürdürülebilirliği üzerindeki artan baskıları ele almalı ve politika reformları özellikle kadınlar, gençler ve yaşlı işçiler için işgücü piyasasında yenilik, yatırım ve fırsatları artırmalıdır.” ifadelerini kullandı.
 
Yapay zekâ, durgun verimlilik artışını canlandırma potansiyeline sahip
 
Rapora göre yapay zekânın üretkenlik üzerindeki etkisine ilişkin tahminler önemli ölçüde belirsizliğe tabi olsa bile, yapay zekâ üretkenlik artışını canlandırma ve inovasyonun hızlanmasını tetikleme potansiyeline sahip. Yapay zekâdan yararlanan firmaların payı hızla artsa da bunların çoğu büyük şirketler. Yayap zekânın toplam üretkenlik üzerindeki net etkisi, yeni teknolojilerin ne ölçüde yaygınlaştığı ve işgücünün yerini almak yerine işgücünü ne ölçüde artırdığı da dahil olmak üzere birçok faktöre bağlı olacak.