30 Ocak 2026

Davos'ta küresel sorunlar karşısında ortak zemin arandı

Küresel siyasetin, ekonominin ve güvenlik mimarisinin onlarca yıldır görülmemiş ölçüde karmaşıklaştığı bir dönemde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun 56. Yıllık Toplantısı, dünya liderlerini en kritik küresel meseleler etrafında bir araya getiren başlıca platformlardan biri oldu.

İsviçre’nin Davos kentinde gerçekleştirilen toplantıya, 130 ülkeden yaklaşık 3 bin lider katıldı. “Diyalog Ruhu” teması altında düzenlenen zirve, artan jeopolitik gerilimlere rağmen ortak zemin arayışının mümkün olduğuna dair güçlü bir mesaj verdi.

Toplantı, rekor düzeyde siyasi katılıma sahne oldu. Yaklaşık 400 üst düzey siyasi lider, 65’e yakın devlet ve hükümet başkanı, G7 ülkelerinin çoğunluğu ile birlikte 830’a yakın küresel şirketin CEO’su ve yönetim kurulu başkanı Davos’ta buluştu. Zirve boyunca barış ve güvenlikten yapay zekâya, ekonomik büyümeden insan sermayesine ve iklim değişikliğine kadar geniş birçok başlık ele alındı.

Jeoekonomik rekabet ve küresel güven krizi zirvenin gündemine damga vurdu

Zirvenin bu yılki tartışmalarında en belirgin başlıklardan biri, artan jeoekonomik rekabet ve küresel güven krizi oldu. Küresel Riskler Raporu 2026’da da vurgulanan bu eğilim, ticaret, yatırım, teknoloji ve enerji alanlarının giderek daha fazla jeopolitik araçlara dönüşmesine işaret ediyor. Davos’ta söz alan liderler, kurumlara ve uluslararası iş birliğine duyulan güvenin zayıflamasının; iklim krizi, eşitsizlik ve çatışmalar gibi ortak sorunlara yanıt verme kapasitesini ciddi biçimde aşındırdığı uyarısında bulundu.

Forum Başkanı Børge Brende, belirsizliklerle dolu bu dönemi “geri çekilme değil, daha fazla etkileşim zamanı” olarak tanımladı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, değişen dünya düzenine uyum sağlamak için diyalogun kaçınılmaz olduğunu vurgularken; Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, küreselleşmenin doğru yönde ilerlemesi için ortak çözümlere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Toplantıda ABD-Çin ilişkilerinin geleceği, Orta Doğu’daki kırılgan ekonomik yapı ve inançlar arası diyalog gibi başlıklarda da özel oturumlar düzenlendi. Dinler arası iş birliğinin çatışma çözümündeki rolü ve Gazze bağlamında barış inisiyatifleri de gündeme taşındı.

Küresel ekonomide yeni büyüme dinamikleri masaya yatırıldı

Davos Zirvesi'nin bir diğer ana ekseni, küresel büyümenin yeni kaynaklarının nasıl açığa çıkarılabileceği oldu. Zirveye yönelik WEF tarafından yayımlanan "Baş Ekonomistler Görünümü" raporu, küresel ekonominin tüm belirsizliklere rağmen görece dayanıklılığını koruduğunu, ancak borç krizleri, varlık değerlemeleri ve yapay zekânın ekonomiye yayılımı konusunda ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu.

Yapay zekâ ve bu teknolojiyi mümkün kılan altyapılar, hem kamu hem özel sektör açısından büyüme stratejilerinin merkezinde yer aldı. Christine Lagarde, yapay zekâdan beklenen verimlilik artışının, parçalanmış standartlar ve erişim kısıtlarıyla uyumsuz olduğuna dikkat çekerek, daha fazla uluslararası iş birliği çağrısı yaptı. Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala ise küresel ticaretin tüm gerilimlere rağmen büyük ölçüde dirençli kaldığını vurguladı.

Zirve kapsamında, Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik somut adımlar, piyasa entegrasyonu ve yatırımın ölçeklenmesi gibi konular da ele alındı. Önümüzdeki 18 ayda Türkiye dahil olmak üzere çeşitli ülkelerde bölgesel Forum toplantılarının düzenleneceği açıklandı.

Yapay zekâ, iş gücü piyasasını kökten dönüştürüyor

Teknolojik dönüşümün hızlandığı bir dönemde, iş gücünün bu değişime hazırlanması Davos’un öncelikli gündemlerinden biri oldu. Bu kapsamda yeniden beceri kazandırma ve beceri geliştirme programlarının önemi vurgulandı.

Uluslararası Para Fonu Başkanı Kristalina Georgieva, yapay zekânın iş gücü piyasasına “bir tsunami” gibi girdiğini belirterek, en hazırlıklı ülkelerin bile bu dönüşüm için yeterince hazır olmadığını söyledi. Eğitim sistemlerinin geleceğin mesleklerine uyumlu hale getirilmesi, mesleki eğitimin teşviki ve gençlerin üretim zincirlerine entegrasyonu öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Teknoloji, doğa ve güven ekseninde küresel yönetişim tartışıldı

Davos 2026’da teknolojinin sorumlu kullanımı da geniş biçimde tartışıldı. Yapay zekânın etik, güvenlik ve yönetişim boyutları, siber riskler ve veri güvenliği başlıklarıyla birlikte ele alındı. Zirvede egemen yapay zekâ altyapılarına erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen Dijital Elçilikler Küresel Çerçevesi duyuruldu.

İklim ve doğa başlıklarında ise yenilenebilir enerjideki hızlı büyüme olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, iklim eşiklerinin aşılma riskine dikkat çekildi. Zirvede aynı zamanda orman ekosistemlerini korumaya yönelik "Forest Future Alliance" girişimi başlatıldı; su kaynakları ve okyanus ekosistemleri 2026’nın kilit gündemleri arasında konumlandırıldı.

Zirve yöneticileri, artan küresel parçalanma ortamında diyalogun artık sadece bir değer değil, stratejik bir yetkinlik olduğunu vurguladı. Dünya Ekonomik Forumu’nun 56. Yıllık Toplantısı, farklı görüşlerin çatışmasından ziyade, ortak çözümler üretilebilecek alanların hâlâ mevcut olduğunu gösterdi.

Koç Holding, Davos'ta dijital dönüşümde küresel örnekler arasında yer aldı

Zirvede Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu da konuşmacılar arasında yer aldı. Davos Zirvesi kapsamında düzenlenen “Düşünen Fabrikalar” adlı panelde konuşan Levent Çakıroğlu, “Akıllı fabrikalar; üretkenlik, verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik konularında, hatta müşteri memnuniyeti ve çalışan bağlılığında değer yaratıyor. Başarılı sonuçlar üreten uygulamaları ölçeklendirerek tüm üretim tesislerimizde yaygınlaştırıyoruz” dedi.

Koç Topluluğu’nda yapay zekâ ve dijital dönüşümün, stratejik öncelik olarak ele alındığını vurgulayan Çakıroğlu, “Üretim ve enerji alanlarında kullandığımız dijital ikiz ve yapay zekâ destekli uygulamalar, üretim hatlarının tasarımından günlük operasyonların yönetimine kadar pek çok alanda esneklik ve verimlilik sağlıyor. Dijital ikiz teknolojisi sayesinde otomotiv sektöründeki üretim tesisimizde verimlilik yüzde 70, toplam ekipman etkinliği ise yüzde 13 arttı. Petrol rafinerilerinde, bu teknolojiyi kullanarak verim, enerji ve bileşen karışımı oluşturma kararlarını entegre ettiğimizde kapasite kullanım oranını yükselttik. Tedarik zincirinde ise, uçtan uca yönetim kapsamında planlama ve finansal kararları birleştirerek tahmin doğruluğunu yüzde 95 seviyesine çıkardık. Diğer yandan operasyonel karmaşıklık arttıkça; hız, çeviklik ve karar alma süreçlerinin kalitesi daha da önem kazanıyor. Şirket içinde geliştirdiğimiz ve 40’tan fazla sahada kullandığımız Platform360 Co-Pilot’ımız, karar alma süreçlerini ve alınan aksiyonları ölçeklendirerek standartlaştırıyor” dedi.

Öte yandan Ford Otosan Yeniköy Fabrikası ile geçtiğimiz yıl Global Lighthouse Network’e dahil edilen Tüpraş İzmit Rafinerisi’nin ödüllerini, WEF tarafından düzenlenen Davos Zirvesi’ndeki törende Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu aldı.

Çakıroğlu, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede “100. yılımızı kutlayacağımız 2026 yılında, Sanayi 4.0 teknolojilerini operasyonel mükemmeliyete dönüştürebilen, dünyadaki sayılı kuruluşlar arasında seçilmekten gurur duyuyoruz. Bir tesisimizin daha Dünya Ekonomik Forumu’nun Global Lighthouse Network’e dahil edilmesini, uzun vadeli kültürel ve dijital dönüşüm yolculuğumuzun ölçeklenmiş ve sürdürülebilir sonuçlar ürettiğinin göstergesi olarak değerlendiriyoruz. WEF tarafından tanınan altı üretim tesisimizi, başarısı kanıtlanmış dijital dönüşüm uygulamalarının Topluluğumuz genelindeki farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayan güçlü birer referans noktası olarak görüyoruz" dedi.