08 Temmuz 2026

Son rapor: Dünyanın ateşi yükseliyor

Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından hazırlanan Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri Raporu'nun temel bulguları yayımlandı. Veriler, dünyanın giderek hızlanan bir şekilde ısı biriktirdiğini ve son 10 yıldaki sıcaklık artışının neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını ortaya koyuyor.
 
Dünya genelinde 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanının katkısıyla hazırlanan rapor, Earth System Science Data (ESSD) dergisinde yayımlandı. Avrupa Komisyonu adına Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi (ECMWF) bünyesinde faaliyet gösteren C3S tarafından yürütülen çalışma, iklim krizinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
 
Rapora göre, tüm iklim sistemi hızla ısınmaya devam ediyor. İnsan faaliyetlerinin tetiklediği iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı, 2025 yılında, sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıktı. Küresel sıcaklık artışı 2016-2025 döneminde ise ortalama 1,26 derece olarak ölçüldü.
 
Sıcaklıkların tırmanmasında sera gazı salımları oranlarındaki sert yükseliş başrolü oynuyor. Büyük ölçüde fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan sera gazı salımları, son on yılda (2015-2024) yıllık ortalama 54,6 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bulgular, ayrıca 2025 yılının kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yıl olduğunu teyit ediyor.
 
Bilim insanları, bu ivmeyle devam edilmesi halinde küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 derece kritik eşiğini aşabileceğini öngörüyor. Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılması veya en azından 2 derecenin altında tutulması hedefleniyordu; ancak son bulgular bu eşiğin aşılma riskinin ciddi şekilde arttığını gösteriyor. Küresel ısınmayı dizginlemek için ülkelerin 2030 yılına kadar karbonsuzlaştırma çabalarını büyük ölçüde artırması gerekiyor.
 
C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek şu uyarıda bulundu: "Bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkileri halihazırda dünyanın dört bir yanında hissediliyor. Sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe bu olumsuz etkiler daha da hızlanacaktır."
 
İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer da dünyadaki sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek "Bu durum daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek bozulmasına yol açıyor" dedi.
 
Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, deniz ısı dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü vurguladı. Bu durumun okyanus yüzeyindeki süregelen ısınmanın doğrudan bir sonucu olduğunu belirten Lee  şöyle konuştu: "Denizlerde sıcak dalgaların yaşandığı gün sayısı, 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde üç katından fazla arttı. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini de tehdit ediyor. Süreç ayrıca okyanus-atmosfer karbon alışverişini, okyanusların asitlik ve oksijen seviyelerini bozarak karalarda görülen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendiriyor."
 
Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen ise deniz seviyesindeki rekor artışa dikkat çekti. Slangen, durumu şu sözlerle özetledi: "2025'te küresel deniz seviyesi, 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştı. Günümüzde bu yükseliş yılda 4 milimetreyi aşan bir hızla gerçekleşiyor ve bu hız giderek artıyor. Küçük bir değişim gibi görünse de bu düzeydeki bir yükseliş bile dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde taşkınları artırıyor, geçim kaynaklarına ve ekosistemlere geri dönülemez zararlar veriyor."