19 Haziran 2026

Yeni ekonominin motoru: Yapay zekâ

Stanford AI Index 2025 Analizi yayınlandı. Rapora göre yapay zekâ laboratuvar ortamından çıkıp günlük hayat ve küresel ekonomiye yerleşti.
 
Sağlık hizmetlerinden ulaşıma kadar yapay zekâ laboratuvardan çıkıp günlük yaşama hızla entegre oldu. Ülkelerin yapay zekâ yatırımları rekor seviyeye ulaştı. Stanford Yapay Zekâ Enstitüsü'nün yayımladığı 2025 raporuna göre yapay zekâ iş gücü arasındaki yetenek açığını kapattı ve verimliliği artırdı. Yapay zekâ, pek çok kıyaslama testinde (benchmark) insan performansına ulaştı veya bu seviyeyi geçti; ancak nedensellik, soyut akıl yürütme ve karmaşık planlama gerektiren görevlerde zorlanıyor.
 
Yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkisi de artıyor. Şirketlerin yapay zekâ kullanım oranı yüzde 55'ten yüzde 78'e çıktı. Veriler, yapay zekâ araçlarını kullanan çalışanların görevleri daha hızlı ve yüksek kalitede tamamladığını, özellikle düşük yetkinliğe sahip çalışanların verimliliğinde büyük artış olduğunu gösteriyor. Yapay zekâ artık sadece metin üretmiyor; biyoloji, kimya ve malzeme bilimi gibi alanlarda keşif sürecini kökten değiştiriyor. Yeni ilaçların bulunması ve enerji verimliliği yüksek malzemelerin tasarımı yapay zekâ sayesinde hızlanıyor. ABD ve Çin'de sürücüsüz araçlar artık yollara çıkıyor. Üretken yapay zekâ (Generative AI) sadece teknoloji sektörüyle sınırlı kalmıyor. Eğitimden hukuka, sanattan mühendisliğe kadar tüm profesyonel alanlarda temel bir araç haline gelmiş durumda.
 
Yapay zekâ modellerinin büyümesiyle birlikte, işlem gücü (GPU) ihtiyacı ve bu sistemlerin tükettiği enerji miktarı kritik bir tartışma konusu haline geldi. Sürdürülebilirlik, yapay zekâ gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
 
Rapora göre en gelişmiş yapay zekâ modellerini eğitmenin maliyeti rekor seviyelere ulaştı. 2024 yılında ABD'nin özel yapay zeka yatırımları 109,1 milyar dolara ulaştı. Bu rakam Çin'in (9,3 milyar dolar) yaklaşık 12 katı, İngiltere'nin (4,5 milyar dolar) ise 24 katı demek. Özellikle üretken yapay zekâ (Generative AI) küresel olarak 33,9 milyar dolar yatırım çekerek 2023'e göre yüzde 18,7 büyüdü.
 
Araştırmacılar, en üst segment modellerin eğitim maliyetlerinin yüz milyonlarca dolara, hatta bazı durumlarda milyar dolar sınırına yaklaştığını tahmin ediyor. Kapalı kaynaklı modeller (proprietary) performans açısından hâlâ liderliğini korurken, açık kaynaklı modeller aradaki farkı hızla kapatıyor ve erişilebilirlik ile şeffaflık konusunda yeni standartlar belirliyor.
 
İnsanların yapay zekâya olan aşinalığı artarken, buna paralel olarak iş kaybı, dezenformasyon ve mahremiyet gibi konulardaki endişeleri de tarihsel zirveye ulaştı. Yapay zekâ kaynaklı hatalar, ihlaller ve olaylar (incidents) hızla artıyor ancak şirketler arasında standartlaştırılmış güvenlik testleri nadir olarak kullanılıyor. Şirketlerin riskleri kabul etmesi ile bu konuda somut adım atması arasında ciddi bir boşluk var. Buna karşılık hükümetler daha hızlı hareket ediyor. Dünya genelinde yapay zekâya yönelik yasal düzenlemelerin sayısında büyük bir artış var. Hükümetler, güvenlik, etik ve telif hakları gibi konularda somut adımlar atarak güvenlik standartlarını oluşturmaya çalışıyor. 2024'te OECD, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği gibi yapılar şeffaflık ve güvenilirlik odaklı küresel yapay zekâ yönetişim çerçeveleri yayımladı.