24 Ağustos 2026

Kahvenin kalbe faydası demlenme şeklinde gizli

Amerikan Kalp Derneği'nin yayımladığı rapora göre, günde beş fincana kadar içilen filtre kahve felç, şeker hastalığı ve kalp yetmezliği riskini azaltabiliyor. Ancak demleme yöntemi ve tüketilen ürünün türü bu konuda belirleyici.  

Uzun yıllar boyunca doktorlar, özellikle kalp ritim bozukluğu veya yüksek tansiyon riski taşıyan kişilere kahve gibi uyarıcılardan uzak durmalarını tavsiye ediyordu. Ancak Amerikan Kalp Derneği’nin (AHA) tıp dergisi Circulation’da yayımlanan yeni bilimsel açıklaması, bu tabloyu büyük ölçüde değiştiriyor.
 
AHA bilim kurulu tarafından yapılan inceleme; doğal kahve çekirdekleri ile sentetik kafein ürünleri arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koyuyor. Klinik araştırmalardan elde edilen verilere göre kalp ritim bozukluğu tedavisi görmüş hastalarda dahi düzenli kahve tüketiminin, durumun nüksetme riskini yüzde 39 oranında azalttığı görüldü. Ayrıca düzenli kahve içen kişilerde Tip 2 diyabet gelişme riskinin yüzde 20 - 30 daha düşük olduğu tespit edildi.
 
Rapora göre kahvenin faydalarından yararlanabilmek için nasıl demlendiği son derece önemli. Kalp sağlığını destekleyen  olumlu etkiler yalnızca kağıt filtre kullanılarak demlenen kahveler veya hazır (granül) kahveler için geçerli. Türk kahvesi, French press veya espresso gibi süzülmemiş kahveler, çekirdeğin doğal yapısında bulunan kafestol (cafestol) maddesini barındırmaya devam ediyor. Kafestol maddesi ise damar tıkanıklığına yol açabilen "kötü kolesterol" (LDL) seviyesini yükseltebiliyor.
 
Amerikan Kalp Derneği, doğal kahve ile yüksek dozda sentetik kafein içeren enerji içecekleri, kafein hapları ve shot ürünlerin kesinlikle karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Yüksek kafeinli enerji içeceklerinin kan basıncında ani yükselmelere, ciddi ritim bozukluklarına ve hatta sağlıklı bireylerde bile hayatı tehdit eden kalp krizlerine yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
 
Uzmanlar, günde ortalama 400 miligram kafeinin (yaklaşık 3-5 fincan kahve) yetişkinlerin çoğu için güvenli olduğunu belirtse de karaciğerdeki CYP1A2 geni varyasyonları nedeniyle her bireyin kafein metabolizmasının farklı işlediğini hatırlatıyor. Kafeini yavaş metabolize eden kişilerde daha az miktarlar bile uyku bozukluğu ve tansiyon artışına neden olabiliyor. Kalp hastalığı veya kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin, günlük kafein tüketim miktarını mutlaka doktorlarına danışarak belirlemeleri gerekiyor.