• Anasayfa
  • Sağlık
  • Prof. Dr. Önder Ergönül: “Pandeminin 2022’de kontrol altına alınacağı konuşuluyor”
09 Eylül 2021

Prof. Dr. Önder Ergönül: “Pandeminin 2022’de kontrol altına alınacağı konuşuluyor”

Amerikan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, Covid-19 pandemisinin beklenenden uzun sürdüğünü söylüyor. İleriye yönelik verilen tarihler çoğunlukla tutmamış olsa da dünyada 2022 itibarıyla salgının kontrol altına alınabileceği yönünde bir düşünce oluştuğunu belirtiyor.
 
Amerikan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı ve Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Önder Ergönül, pandemideki son tabloyu değerlendirdi. “2021-2022 eğitim ve öğretim sezonunun planlandığı şekilde açılmasını, ülkemizde kontrolsüz ve yoğun bir şekilde devam eden SARS-CoV-2 Delta varyantı dalgasına rağmen destekliyoruz,” diyen Ergönül, Delta varyantı dalgasının önümüzdeki aylarda şiddetlenerek devam etmesinin beklendiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle okulların önümüzdeki aylarda açık kalabilmesi için ciddi önlemler alınması gerektiğinin altını çiziyor.
 
Enfeksiyon hastalıkları alanında Türkiye’nin en önemli uzmanları arasında yer alıyorsunuz. Önceki salgınlarla kıyaslarsanız, Covid-19’un seyri konusunda ne düşünüyorsunuz? Yeni varyantlar uzun süredir gündemde ve her geçen gün listeye yenileri ekleniyor. Bundan sonrası için neler bekleyebiliriz?
Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Yaklaşık 20 yıldır salgınlar ve yeni enfeksiyonlar üzerine çalışıyorum. Covid-19 herkes için sıradışı ve beklenmedik bir salgın. Etkisi itibarıyla tarihsel açıdan ayrı bir yere konulacağı açık. Beklediğimizden uzun sürdü. Yeni varyantların çıkması nedeniyle salgın uzadı. Yeni varyantlar da çıkabilir ama var olan Delta varyantı beklenenden daha öldürücü ve ağır seyrediyor. Örneğin 2021 yılının Ağustos ayında Türkiye’de Covid-19 nedeniyle günde 200’ün üzerinde kişinin ölmesi çok çarpıcı. Ölenlerin büyük çoğunluğunun aşısız olduğunu bilmek daha da çarpıcı.
 
Geliştirilen aşıların performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut aşılar varyantlara karşı ne ölçüde etkili? Yeni teknolojilerle üretilen aşıların rüştünü ispatladığını söyleyebilir miyiz? Yeni varyantlara karşı sizce hangi noktada aşılarda güncelleme gerekecek?
Aşılardan en etkili olanlar, mRNA aşıları (Biontech ve Moderna). Aşıların performanslarının değerlendirilmeleri de sürece bağlıdır ama şimdiden yeni teknoloji aşıların kendilerini ispat ettiklerini söyleyebiliriz. Kamuoyunda aşının yan etkileri çok fazla tartışılmasına rağmen, önemli yan etkiler söz konusu değil. Diğer yandan, zaman içinde etkileri azalabiliyor. Bu nedenle, 2 dozdan daha çok sayıda aşılanma önem kazanıyor.
 
2 doz aşı olan 65 yaş üstü vatandaşlara 3. doz hakkı açıldı ve uygulandı. Tıp dünyasının görüşüne göre, bu kesimin dışındakiler için 3. bir doz ihtiyacı ne zaman gerekli olacak?
3. doz uygulanması kaçınılmaz olarak gündeme geldi. Çünkü yapılan ilk 2 doz aşıyla sağlanan antikor düzeylerinin hızlıca düştükleri görüldü. Tüm dünya 3. doz uygulamalarına geçmeye başladı. Bizde ise büyük çoğunluk önce 2 doz SinoVac firmasının CoronoVac aşısını (Çin aşısı) oldu. Daha sonra Biontech gündeme geldi. Şimdi toplam 4 doz olanlar da var.
 
Aşı geliştirilmesi konusunda hızlı ve etkin şekilde yol alınsa da, uygulama konusunda ne yazık ki aynı şeyi söyleyemiyoruz. Dünyada aşı bekleyen çok sayıda yoksul ülke bulunuyor. “Aşı adaleti”nin sağlanması konusunda neler yapılabilir ve yapılmalı?
Pandeminin özellikle başında uluslararası dayanışma çok zayıftı. Her ülke kendi derdine düştü. O nedenle, zengin ve güçlü ülkeler aşılarını üretirken, yoksul ülkeler aşı istemek durumunda kaldılar; pek çok zaman olduğu gibi... Aşı adaletinden söz edemeyiz. Bizler ülke olarak keşke aşı yapabilsek de, aşı adaletine katkıda bulunabilsek…
  
Türkiye’de aşı geliştirilmesi konusunda alınan mesafeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aşı veya ilaç “haydi” denilince yapılabilecek şeyler değil. Öncelikle, ciddi bir altyapı ve insan gücü gibi kaynaklar çok önemli. Bu konuda daha önce yatırım yapmış ülkeler hemen öne geçtiler. Türkiye’den çabalar oldu ama çok daha ileride olmasını beklemek ve istemek hakkımız olsa gerek. Hindistan, Kazakistan ve Küba gibi ülkeleri geçmiş olmayı isterdik. Ama bunun için bilimi önceleyerek bilime ve eğitime yatırım gerekiyor. Ayrıca, her şeyin başında liyakat sistemini oturtmak gerekiyor.
 
Bir başka önemli konu da, tedavi. Covid-19’a karşı geliştirilen bazı ilaçlar var. Bu ilaçların etkinliği konusunda neler söyleyebilirsiniz? Virüslere karşı tedavi sağlayan ilaçların geliştirilmesi ne ölçüde mümkün?
Elbette mümkün. Pandeminin başında var olan ilaçların yeniden konumlandırılmaları söz konusu oldu ama bunların çok başarılı olduğu söylenemez. Yeni bir molekül geliştirilmesi çok uzun zaman alıyor. Umarım yeni kurduğumuz “Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma ve Uygulama Merkezi” (https://kuiscid.ku.edu.tr) sayesinde tanı ve tedavi konusunda güzel çalışmalar yapabiliriz. Bu konuda küresel düzeyde önemli çalışmalar yapmak istiyoruz.
 
Koronavirüse dair yürütülen araştırmalar sonucunda, bu virüsü bugün ne kadar tanıyoruz? İlk dönemlerde doğru olduğunu düşündüğümüz ama bugün geçersiz olan bilgiler var mı? Bu virüse dair bilmediklerimiz bildiklerimizden fazla mı?

Pandemi nedeniyle her alanda bilgilerimizi temize çekiyoruz. Virüs sandığımızdan daha fazla ve hızlı yayıldı. Bunu beklemiyorduk. Enfeksiyon kontrol önlemlerinin etkisiz kalabildiğini gördük. Ama bu konuda kendimizi güçlendirdik. Hastanelerimizde çok sayıda sağlık çalışanlarımızdan kayıp vermedik; en çok umut veren noktalardan biri budur.
 
Herkesin aklındaki soru, pandeminin ne zaman biteceği. Geçtiğimiz günlerde University College London’ın Genetik Enstitüsü Müdürü Francois Balloux’nun yüksek aşı oranlarına sahip ülkelerde virüsün pandemi aşamasının ilkbaharda sona ereceği açıklaması yankı buldu. Sizin bu konudaki görüşünüzü alabilir miyiz? Pandeminin neresindeyiz? Tünelin ucunda ışık gözükmeye başladı mı?

İleriye yönelik verilen tarihler çoğunlukla tutmadı. Pandemi her zaman beklediğimizden daha uzun sürdü. Tüm dünyada 2022 itibarıyla kontrol altına alınabileceği düşünülüyor. Eğitim yılı başlıyor, bazı ülkelerde çoktan başladı. Eğitimden ve üretimden ödün vermemeliyiz. Önlemleri alarak üretime ve eğitime devam etmeliyiz.
 

Röportajın tamamına Bizden Haberler dergisinin yeni sayısından ulaşabilirsiniz. 
 

Yorum yapmak için lütfen üye olunuz