02 Mart 2026

Iğdır’ın ilk kadın bayisinden eğitime anlamlı destek

Beko’nun, kadın girişimciliğini teşvik etmek ve bayi ekosisteminde kadın temsiliyetini güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Kadının İşi, Gücü” projesi bu kez çocukların hayatına dokundu.  

“Kadının İşi, Gücü” projesi kapsamında Iğdır’ın ilk kadın bayisi Kayla Dayanıklı Tüketim’i kuran Derya Kayla, eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağlamak amacıyla Hürriyet Ortaokulu’nda tamamen kendi imkânlarıyla bir proje sınıfı hayata geçirdi. “Bir Sınıf, Bin Umut” anlayışıyla kurulan “Beko Kayla Proje Sınıfı”, Iğdır kent protokolü ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer’in katılımıyla düzenlenen törenle öğrencilerin kullanımına sunuldu. 
Akademik gelişimin yanı sıra sanatsal, zihinsel ve sosyal becerileri desteklemeyi hedefleyen bu özel öğrenme alanı, çocuklar için nitelikli ve ilham veren bir eğitim ortamı sunuyor. 

Kadın girişimciliği ile yerel kalkınma ve toplumsal dönüşümün en güzel örneklerinden biri olan “Beko Kayla Proje Sınıfı”nı hayata geçiren Derya Kayla sorularımızı cevapladı. 

Iğdır’ın ilk kadın bayisi olarak, girişimcilik yolculuğunuza başlama kararınızı hangi unsurlar belirledi? Beko’nun “Kadının İşi, Gücü” projesi, bu süreçte nasıl bir rol üstlendi?

Her zaman kendime ait bir işletmenin sahibi olmanın hayalini kurdum. Aslında girişimcilik benim için bir hayalden çok, içimde hep taşıdığım bir cesaret meselesiydi. Yıllarca aileme ve çocuklarıma odaklandım; anneliği hayatımın en kıymetli sorumluluğu olarak gördüm. Çocuklarım büyüdüğünde ise kendime şu soruyu sordum: “Şimdi kendi potansiyelimi gerçekleştirme zamanı değil mi?” O an, hayalimi ertelememek gerektiğini anladım. Eşimin de desteğinizi ve beni cesaretlendirmesi ile bu yola çıkmaya karar verdim. 

Başlangıçta daha küçük  ölçekli bir işletme düşünürken, sonra neden büyük ve kurumsal bir marka ile ilerlemeyeyim diye düşündüm. Sosyal medyada Beko’nun “Kadının İşi, Gücü” projesini gördüğümde çok etkilendim. O dönemde “100 Kadın Bayi” olarak duyurulan bu girişim, sadece bir ticari fırsat değil; kadınlara açıkça “Biz senin yanındayız” diyen güçlü bir mesajdı. “O 100 kadından biri neden ben olmayayım?” diyerek başvurumu yaptım.  Kısa süre içinde olumlu geri dönüş aldım ve o andan itibaren kendimi yalnız hissetmedim. Beko’nun sağladığı rehberlik, eğitim ve kurumsal destek sayesinde süreci güvenle yönettim. Birkaç ay içinde resmi işlemler tamamlandı, mağaza proje ve tadilat süreci başladı. 6 Kasım 2022’de kapılarımızı açtığımızda, bu sadece bir mağaza açılışı değildi; Iğdır’da kadın girişimciliği adına yeni bir sayfa açılmıştı.

“Bir Sınıf, Bin Umut” yaklaşımıyla hayata geçirilen “Beko Kayla Proje Sınıfı” fikri nasıl şekillendi? Bu fikrin planlama sürecinde hangi öncelikler öne çıktı?

Kayla Beko olarak şehrimizde birçok sosyal sorumluluk çalışması gerçekleştirdik. Ancak odağımız her zaman çocuklar oldu. Her 23 Nisan’da ilkokul öğrencilerine lunapark eğlence kartları dağıtarak bayramlarını doyasıya yaşamalarına katkı sağlıyoruz. Ayrıca bir köy okulundaki öğrencilerimizi mağazamızda ağırladık; birlikte vakit geçirdik, hediyeler verdik ve onlar için unutulmaz bir gün organize ettik. Çocukların gözlerindeki mutluluk, bizim için en büyük motivasyon kaynağı oldu.

Bu deneyimler bize şunu gösterdi: Anlık mutluluklar çok değerli ama kalıcı iz bırakacak projelere de ihtiyaç var. Böylece ekip arkadaşlarımla bir araya gelerek daha sürdürülebilir ve uzun vadeli bir katkı modeli üzerine düşünmeye başladık. Ortaya çıkan fikir, bir proje sınıfı kurmaktı. Hepimizi heyecanlandıran bu adım, aslında çocuklara kalıcı bir gelecek yatırımı yapma arzusundan doğdu.

Planlama sürecinde en önemli önceliğimiz, bu alanın yalnızca akademik başarıya odaklanan bir sınıf olmamasıydı. Sanatsal ve zihinsel gelişimi destekleyen, sosyal becerileri güçlendiren, çevre bilinci kazandıran, sağlık farkındalığını artıran ve yapay zekâ ile teknoloji konusunda çocuklara erken yaşta ilham veren çok yönlü bir öğrenme alanı tasarlamayı hedefledik.

“Bir Sınıf, Bin Umut” yaklaşımıyla hayata geçen Beko Kayla Proje Sınıfı ile çocuklarımızın kendilerini keşfedebilecekleri, potansiyellerini geliştirebilecekleri ve geleceğe daha güçlü hazırlanabilecekleri bir ortam oluşturmayı amaçladık. Çünkü inanıyorum ki bir çocuğun hayatına dokunmak, aslında bir toplumun geleceğine dokunmaktır.

Okul, öğretmenler, aileler ve diğer yerel paydaşlarla kurulan iş birliği süreci nasıl ilerledi?

“Bir Sınıf, Bin Umut” yaklaşımıyla geliştirdiğimiz projeyi ilk olarak İl Milli Eğitim Müdürümüzü ziyaret ederek kendisine sunduk. Proje, büyük bir memnuniyetle karşılandı ve örnek teşkil edebilecek bir çalışma olarak değerlendirilerek desteklendi. Bu güçlü başlangıç, sürecin en önemli motivasyon kaynaklarından biri oldu.

Ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda uygun okul ve sınıfın belirlenmesi için hızlıca çalışmalara başlandı. Kısa süre içerisinde sınıfın konumu netleşti. Profesyonel mühendis ve mimar desteği alarak projeyi teknik açıdan detaylandırdık ve nihai tasarımı yeniden İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunduk. Resmi onayların tamamlanmasının ardından yapım sürecini planlı ve sistemli bir şekilde başlattık.

Süreç boyunca okul yönetimi, öğretmenler ve diğer yerel paydaşlarla sürekli iletişim hâlinde olduk.

Öğretmenlerimizin pedagojik görüşleri, sınıfın içerik ve donanım planlamasında belirleyici rol oynadı. Ailelerin projeye gösterdiği ilgi ve destek ise bizi ayrıca motive etti. Ortak bir heyecan ve sahiplenme duygusuyla ilerleyen bu iş birliği, projenin kısa sürede ve sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesini sağladı. Bu süreç bize bir kez daha gösterdi ki sürdürülebilir sosyal etki, ancak kamu, özel sektör ve yerel paydaşların güçlü iş birliğiyle mümkün oluyor.

Oluşturduğunuz bu özel öğrenme alanının çocukların çok yönlü gelişimine nasıl bir katkı sağlaması amaçlanıyor?

Iğdır’da çok yetenekli çocuklarımız olduğuna yürekten inanıyorum. Ancak her yetenek, klasik akademik başarı göstergeleriyle ölçülemeyebiliyor. Akademik performansı düşük görünen bir öğrencinin resim, müzik ya da farklı bir alanda güçlü bir potansiyeli olabilir.

Beko Kayla Proje Sınıfı ile amacımız; çocuklarımızın kendilerini keşfetmelerine, yeteneklerini fark etmelerine ve geliştirmelerine alan açmak. Bu sınıfın, onların özgüven kazanmalarına, farklı disiplinlerle tanışmalarına ve ilgi duydukları alanları deneyimleyerek keşfetmelerine katkı sağlamasını hedefliyoruz.

Aynı zamanda öğrencilerimizin eğitim yolculuklarına daha sağlam adımlarla ilerlemelerine destek olacak, potansiyellerini ortaya koyabilecekleri güvenli ve ilham verici bir ortam sunmayı amaçlıyoruz.

Öğrencilere ve velilere yönelik sağlık bilinci eğitimlerinin de yer aldığı bütünsel yaklaşım, projenin sürdürülebilirliği ve etki gücü açısından nasıl bir değer yaratıyor?

Biz bu projeyi yalnızca bir sınıfı hazırlayıp teslim etmek olarak görmüyoruz. Eğitimin ailede başladığına inanıyor, bu nedenle velilerin sürece aktif katılımını çok önemsiyoruz.

Velilere yönelik kişisel gelişim, çevre bilinci, sağlık, verimli su tüketimi, bilim ve sanat başlıklarında uzman isimlerle eğitimler planlıyoruz. Böylece öğrencilerimizin gelişimini yalnızca okul ortamıyla sınırlı bırakmayıp, aile desteğiyle daha güçlü ve sürdürülebilir bir zemine taşımayı hedefliyoruz.

Bu bütünsel yaklaşımın, projenin etki alanını genişleteceğine ve uzun vadede kalıcı bir toplumsal değer yaratacağına inanıyoruz.

Bu proje, kadın girişimciliği ile yerel kalkınma ve gençlerin geleceği arasında nasıl bir toplumsal değer yaratmayı hedefliyor?

Bu projeyle, ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın eğitimine katkı sunarak onların kişisel gelişimlerini desteklemeyi ve güçlü bireyler olarak yetişmelerine zemin hazırlamayı amaçlıyoruz.

Bu sınıftan yetişecek mühendislerin, öğretmenlerin, sanatçıların ve doktorların yalnızca kendi hayatlarını değil, bölgemizin sosyal ve ekonomik yapısını da dönüştüreceğine inanıyoruz. Nitelikli bireyler yetiştikçe yerel kalkınmanın da güçleneceğini düşünüyoruz.

Öte yandan bu girişimin, bölgemizdeki diğer kadınlara da cesaret vermesini önemsiyoruz. Kadın girişimciliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm gücü olduğuna inanıyorum. Sosyal sorumlulukla birleşen her girişimin, etki alanını genişleterek kalıcı değer yarattığını görüyoruz.

Beko’nun bu projede sağladığı destek hakkında neler söylemek istersiniz?

Projeyi hayata geçirme kararımızı şirketimizle paylaştığımızda büyük bir heyecan ve destekle karşılandık. Yöneticilerimizin, proje tamamlanana kadar hem kurumsal hem de manevi olarak yanımızda olacaklarını ifade etmeleri bizim için çok kıymetli bir motivasyon kaynağı oldu.

Sürecin her aşamasında yakın iletişim içinde olmaları ve projeyi yakından takip etmeleri bize güç verdi. Ayrıca projenin yerel, bölgesel ve ulusal ölçekte görünür kılınacağı bilgisini paylaşmaları, verilen desteğin somut bir göstergesiydi.

Açılışta Sayın Rahmi Koç ve Sayın Ali Koç’un görüntülü arayarak tebrik etmeleri ise bizim için unutulmaz bir gurur ve onur anı oldu.

İş dünyasına girmek isteyen veya toplumsal fayda yaratmak isteyen diğer kadın bayilere neler tavsiye edersiniz?

Kadının başaramayacağı hiçbir alan olmadığına yürekten inanıyorum. Yeter ki hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçmesin ve kendine güvensin. “Kadının İşi, Gücü” projesinde yer almak benim için büyük bir gurur olduğu kadar önemli bir sorumluluk da taşıyor.

Kendine inanan her kadının iş hayatında mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kadının emeği, bulunduğu her ortamda yalnızca başarı değil; değer, estetik ve dönüşüm üretir. Ancak başarının sadece ekonomik kazançla sınırlı kalmaması gerektiğine de inanıyorum.

Gerçek kazanım, ürettiklerimizi paylaşabildiğimizde anlam kazanıyor. Toplumsal fayda yaratan projelerde yer almak, iş dünyasındaki başarıyı çok daha kalıcı ve anlamlı hâle getiriyor. Kadınların ortaya koyduğu emeğin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm yaratan bir güç olduğuna inanıyorum. Bu gücün çoğalması ise hepimiz için daha umutlu bir gelecek demek.