13 Kasım 2025

Beko, Water.org iş birliğiyle 10 binden fazla Kenyalı temiz su ve sanitasyon çözümlerine erişim sağladı

UN CEO Water Mandate platformunun destekçilerinden ve Forward Faster’ın ilk katılımcılarından biri olan Beko, 2022 yılının son çeyreğinde 10 binden fazla Kenyalının temiz su ve sanitasyon çözümlerine erişimini sağlayacak bir sosyal sorumluluk programını desteklemek amacıyla Water.org ile bir iş birliği geliştirdi. 

2024 yılının Eylül ayına kadar süren iş birliği kapsamında, Beko sağladığı kaynak ile Water.org ve yerel ortağı Mikro Finans Kurumları Birliği - Association of Microfinance Institutions (AMFI) Kenya’yı destekleyerek, temiz su kaynakları ve sanitasyon çözümlerine sahip olmayan kesimlerde bu çözümlere erişim sağladı; mikro krediler ile çözümlerin yaygınlaştırılmasına destek oldu. Bu ortaklıkla ayrıca, ulaşılması zor topluluklar nezdinde pozitif etki yaratılması da hedeflendi. Proje bitimi itibarıyla, Beko bölgedeki 10.236 kişinin temiz su veya sanitasyon çözümlerine erişimini sağlamayı başardı.

Milyarlarca insan, temiz su ve sanitasyondan yoksun kalıyor

Bugün dünyada yaklaşık 2 milyar insan temiz içme suyuna ve 3,5 milyar insan da sanitasyon hizmetlerine erişemiyor. Bu küresel tablo içinde Kenya, su stresi yaşayan ülkeler arasında en kırılgan örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Kenya’da nüfusun yalnızca yüzde 59'u temel içme suyu hizmetlerine, yüzde 29'u ise temel sanitasyon hizmetlerine erişebiliyor. Kırsal bölgelerde bu oranlar çok daha düşük; musluk suyu bağlantısına sahip hane oranı ise yüzde 14 civarında seyrediyor. İklim değişikliği, Kenya’daki bu tabloyu daha da karmaşık hâle getiriyor. 

Uzayan kuraklık dönemleri ve düzensiz yağışlar, su kaynaklarının sürekliliğini tehdit ederken tarım üretimini, halk sağlığını ve yerel ekonomileri de doğrudan etkiliyor.

Dünya Bankası, su ve sanitasyon alanındaki eksikliklerin sağlık harcamalarını ve iş gücü verimliliğini olumsuz etkilediğine; aynı zamanda bu alana yapılan yatırımların ekonomik geri dönüşünün yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Kurumsal desteklerin bu bağlamda sisteme eklenmesi, hem su kaynaklı hastalıkları azaltıyor hem de uzun vadeli ekonomik fayda sağlıyor. Bu nedenle özel sektörün, kamu ve sivil toplumla birlikte çözümler üretmesi kritik görülüyor.

SKA 6, küresel su krizine çözüm getirmeyi hedefliyor

Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında kabul edilen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), 2030 yılına kadar dünyada yoksulluğu sona erdirmeyi, gezegeni korumayı ve herkes için refahı sağlamayı hedefleyen evrensel bir eylem planı tanımlanıyor. Bu 17 hedef arasında yer alan "Temiz Su ve Sanitasyon (SKA 6)", yaşamın sürdürülebilirliği için en temel unsurlardan biri olan suyun herkes için erişilebilir, temiz ve yönetilebilir hale getirilmesine odaklanıyor.

SKA 6’nın 2030 yılına kadar herkesin temiz suya ve sanitasyona erişimini sağlama ve su kaynaklarını sürdürülebilir şekilde yönetme hedefi suyun yalnızca içme ya da hijyen aracı olarak değil, aynı zamanda ekosistemlerin, ekonomilerin ve toplumsal refahın temel girdisi olarak görülmesi gerektiği anlayışına dayanıyor. Bu bağlamda, Beko ve Water.org iş birliği, SKA 6’nın yerel ölçekte nasıl somut sonuçlar üretebileceğini gösteren önemli bir örnek sunuyor. 

Koç Holding su liderliği yaklaşımı

Koç Holding su liderliği yaklaşımı doğrultusunda operasyonel verimlilik, geri dönüşüm ve su kalitesi hedeflerini belirleyip hayata geçiriyor; operasyonlarının bulunduğu bölgelerde su havzasının sağlığı, suyun kalitesi ve temiz suya erişim sorunlarının çözümüne destek verirken; değer zincirinde su kaynaklarının sürdürülebilir yönetime yönelik fırsatları da belirleyip destekliyor. Ayrıca inovasyon ve teknolojiye yatırım yaparak su alanında çözümler üreten ekosistem paydaşlarına destek sağlıyor.

“Suya erişim sorunu olmayan bir anne artık çocuklarına daha fazla zaman ayırabiliyor”

Beko Sürdürülebilirlik Direktörü Özlem Ünlüer ile Kenya’da hayata geçirilen projenin kapsamını, sağladığı etkiyi ve yaşamlara dokunan sonuçlarını konuştuk.

Projenin kapsamını ve detaylarını sizden dinleyebilir miyiz?   

Beko olarak, 2022’nin son çeyreğinde başlattığımız, Water.org iş birliğiyle Kenya’da temiz su ve sanitasyon çözümlerine erişimi olmayan topluluklara ulaşmayı hedefledik. Bu proje kapsamında, Water.org’un desteğiyle yerel Mikro Finans Kurumları Birliği - Association of Microfinance Institutions (AMFI) Kenya aracılığıyla mikro krediler sağlandı. Bu krediler sayesinde bireyler su tankları, arıtma sistemleri gibi çözümlere erişim sağladı. Proje süresince 10.236 kişinin hayatına doğrudan dokunmayı başardık. Bu sadece bir sayı değil, her biri bir yaşam hikâyesi, bir umut ışığı. Örneğin, suya erişim sorunu olmayan  bir anne artık çocuklarına daha fazla zaman ayırabiliyor, bir çiftçi kurak mevsimlerde mahsulünü koruyabiliyor, bir girişimci su temini sayesinde işini büyütebiliyor. Bu dönüşüm, sadece altyapı değil, yaşamın kendisine dokunan bir etki yarattı.

o╠ezlem-hanim.jpeg

Projenin planlama ve uygulama sürecinde hangi faktörler belirleyici oldu? Sizce bu projenin en güçlü yanı neydi?

Projenin planlama sürecinde en belirleyici faktör, yerel ihtiyaçların doğru analiz edilmesiydi. Kenya’da suya erişim sorunu, sadece altyapı eksikliği değil, aynı zamanda finansal erişim, bilgi eksikliği ve iklim değişikliği gibi çok boyutlu bir konu. Bu nedenle, yerel ortaklarla çalışmak ve mikro finans çözümleri sunmak kritik bir strateji oldu.
Projenin en güçlü yanı, toplulukların kendi çözümünü üretmesine olanak tanımasıydı. Mikro krediler sayesinde bireyler kendi ihtiyaçlarına uygun sistemleri kurabildi. Bu yaklaşım, dışarıdan müdahale yerine içeriden dönüşüm sağladı. Ayrıca, kadınların ve gençlerin ekonomik olarak güçlenmesi, topluluk dayanışmasının artması gibi sosyal etkiler de projenin başarısını pekiştirdi.

Projenin yerel topluluklar üzerindeki somut etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Yerel topluluklarda gözlemlediğimiz en somut etki, zaman ve sağlık kazanımı oldu. Suya erişim, bireylerin günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen bir unsur. 

Artık insanlar saatlerce su taşımak yerine üretime, eğitime ve ailelerine zaman ayırabiliyor. Bir çiftçi, yağmur suyunu depolayarak tarım faaliyetlerini artırdı ve gelirini yükseltti. Bir girişimci, su tankı sayesinde hem ailesinin hem de kiracılarının ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Bir öğretmen, okulunda hijyen koşullarını iyileştirerek çocuklara daha sağlıklı bir ortam sunabiliyor.
 
Ayrıca, suya erişimin artmasıyla birlikte bulaşıcı hastalıkların azalması, çocukların okula devam oranlarının yükselmesi ve kadınların ekonomik faaliyetlere daha fazla katılım göstermesi gibi toplumsal faydalar da gözlemlendi. Bu etkiler, projenin sadece bireysel değil, topluluk düzeyinde de sürdürülebilir bir dönüşüm sağladığını gösteriyor.

Water.org iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Beko’nun sürdürülebilirlik stratejisi ve Birleşmiş Milletler’in SKA 6 “Temiz Su ve Sanitasyon” hedefiyle nasıl örtüşüyor?

Bu proje, Beko’nun amacı olan “Her Evde Sürdürülebilir Yaşamlara İlham Vermek” doğrultusunda, sürdürülebilir yaşamları destekleyen bir etki yaratma hedefiyle hayata geçirildi. Aynı zamanda, Beko’nun vizyonu olan “Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” anlayışıyla da doğrudan örtüşüyor. Çünkü bu vizyon, yalnızca çevresel sorumluluğu değil, aynı zamanda küresel ölçekte saygı gören bir marka olma hedefini de içeriyor. Kenya gibi suya erişimin sınırlı olduğu bölgelerde yürütülen bu proje, hem gezegenimize duyduğumuz saygının bir göstergesi hem de topluluklara dokunan, saygı uyandıran bir etki yaratma çabamızın somut bir örneği. 

Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA) 6, herkes için temiz su ve sanitasyon erişimini hedefliyor. Biz de bu hedefe katkı sunmak için harekete geçtik. Koç Holding’in “Geleceğe. Birlikte” stratejisi doğrultusunda, iklim kriziyle mücadele ve sosyal etki yaratma alanlarında öncü olmayı amaçlıyoruz. Suya erişim, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir alan. Kenya gibi su stresi yaşayan bölgelerde bu tür projeler hem çevresel hem de sosyal sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor. Bu iş birliği, SKA 6’ya doğrudan katkı sunarken aynı zamanda Koç Topluluğu’nun düşük karbon ekonomisine geçiş vizyonuna da somut bir destek sağladı. Beko’nun değerleri olan çevre ve topluma duyarlılık, karşılıklı saygı ve şefkat, birlikte büyüme tutkusu ve başarıdan duyulan gurur bu projede somut olarak hayat buldu.