03 Eylül 2026

Divan Grubu 70 yıllık zamansız mirasıyla geleceğe yön veriyor

2026 yılında 70’inci yaşını kutlayan Divan Grubu, köklü misafirperverlik anlayışını gastronomi, otelcilik ve yeme-içme alanlarındaki birikimiyle birlikte geleceğe taşıyor. Zamansız bir miras üzerine inşa edilen bu yolculuk, Divan’ın ikonik ve güven veren marka duruşunu güçlü bir vizyonla buluşturuyor. 

1956 yılında Divan İstanbul’un açılışı ile temelleri atılan Divan Grubu kaliteli hizmet anlayışını 70 yıldır kesintisiz sürdürüyor. Merhum Vehbi Koç’un 'en iyi hizmet, en kaliteli sunum' ilkesiyle şekillenen bu yaklaşım; Divan için yalnızca geçmişe referans veren bir anlatı değil, uzun vadeli değer üretme kararlılığının doğal bir sonucu olarak konumlanıyor. 70 yıllık deneyim, kurulduğu günden bu yana kalite, özen ve süreklilik anlayışından ödün vermeden yoluna devam eden Divan’ın bugünkü güvenilir konumunu pekiştirirken, geleceğe yönelik stratejik adımlarına da yön veriyor. 

Bir fikrin otele dönüşen yolculuğu

Divan’ın bugün ulaştığı güçlü ve güvenilir konumun temelinde, Vehbi Koç’un ileri görüşlü yaklaşımı ve vizyoner bakış açısı yer alıyor. Aslında yola otel niyetiyle çıkmamıştı, Vehbi Koç. 1950’li yıllarda, İstanbul'a geldiğinde kalabileceği bir yer arayışındaydı. Çocuklarının okumak için İstanbul'a gelmesiyle Divan İstanbul'un bulunduğu araziyi bir bina yaptırmak için satın aldı. İlk planda altına Motor Ticaret'in mağazasını yerleştireceği, bir katını kendilerine ayıracağı, üstünü de kiraya verebileceği bir mekân düşünüyordu. Ama zamanla hem yurt içinden hem de Avrupa'dan gelen konukları arttı. Bunun üzerine binanın üst katlarının bir tür misafirhane olarak değerlendirilmesine karar verildi. Ancak misafirhane fikri de gelişti. Hükümetin turizmi teşvik eden kanunlar çıkarmasıyla birlikte nihai karar verildi. Burası otel olacaktı. 

DivanIC4.jpg

1955'te Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar- Kalkınma Bankası'nın 10. yıllık toplantısının İstanbul'da yapılmasına karar verilmişti. Ancak gelen konuklar için barınma sorunu vardı. Toplantının hazırlık komitesinden Vehbi Koç'a bir mektup geldi ve inşası süren otelin toplantıya yetiştirilmesi istendi. Vehbi Koç'un talimatıyla gece gündüz çalışıldı. Eylül 1955'te Divan Oteli, yurt dışından gelen 90'dan fazla delegeyi ağırlayarak ilk sınavını başarıyla verdi. Kongrenin ardından hazırlık çalışmaları sürdürüldü ve yaklaşık dört ay sonra otel artık müşteri kabul edebilecek bir durumda geldi. Şimdi sırada otele bir isim vermek vardı. Edebiyat ve sanatın önde gelen isimlerine önerileri soruldu. Sonunda sanat eleştirmeni Fikret Adil ve gazeteci Ömer Sami Coşar'ın önerdikleri Divan adı seçildi. 

Açılış, 1956'nın ilk ayı içinde yapılacaktı. Ama bundan önce, 5 Ocak'ta otelde son derece özel bir kutlama gerçekleştirildi. Vehbi Koç ve Sadberk Koç'un en büyük çocukları Semahat Koç, Nusret Arsel ile dünyaevine girdi. Düğünden dokuz gün sonra 14 Ocak 1956'da Divan Oteli açıldı. Davetliler arasında dönemin başbakanı Adnan Menderes olmak üzere birçok siyasetçi, gazete sahibi, gazeteci, yazar ve oyuncu vardı. 

16 Ocak'ta İsviçreli bir iş insanı resepsiyona yaklaştı ve "Bir oda istiyorum" dedi. İlk müşteri olarak kayıtlara geçen Mr. Barbey ile Divan Oteli ticari hayatına başladı. Böylece İstanbul’un herkesi kucaklayan, Avrupa standartlarındaki ilk Türk oteli doğmuş oldu. 

Hedef, güçlü bir hizmet sacayağı oluşturmaktı

Divan Oteli’nin açılışı yalnızca konaklama alanında değil, çok yönlü bir hizmet anlayışının da başlangıcını işaret ediyordu. Vazgeçilmez bir durak haline gelmesi için atılacak her adımın kalıcı olması şarttı. Türkiye’de yeme-içme hizmeti anlamındaki boşluğu en iyi şekilde doldurmak, atılacak doğru adımların başında geliyordu. Divan’ın konaklama hizmetinin yanı sıra güçlü bir hizmet sacayağı üzerine kurulması hedefleniyordu: İyi yemek yenen bir lokanta, bir pastane ve pub... Divan'ın markalaşmasında son derece önemli olan bu sacayağını oluşturan unsurlardan her biri, yıllar içinde kendi tarihini yarattı. Divan Lokantası, açıldığı andan itibaren özel programla gidilen bir yer oldu. Geleneksel Türk yemeklerini ve yemek kültürünü en yüksek kalitedeki malzemelerle, huzur ve konfor dolu bir ortamda sunmayı amaçladı. Bu gelenek zaman içinde farklı şehirlerde açılan restoranlarla büyüdü.

DIVANIC3.jpg

Restoranların yanında Divan Pastanesi de kısa zamanda çok büyük ilgi gördü. Bunun üzerine büyüme ihtiyacı hissedildi. İkinci pastane 1964 yılında Erenköy’de açıldı; on sene sonra 1974 yılında da Bebek’teki pastane hizmete girdi. Büyümeyle birlikte otel bünyesinde yapılan üretim talebe yetişememeye başlayınca, 1980 yılında Türkiye'de ilk defa Sütlüce'de pasta mamulleri ve çikolata çeşitleri yapan bir fabrika kuruldu. İstanbul dışında ilk pastane ise 1987 yılında Ankara’da hizmet vermeye başladı.  Yıllar içinde butik pastane konseptinin lideri olan Divan, nesilden nesile aktardığı ve Türk damak tadıyla harmanladığı tarifleri ile vazgeçilmez bir lezzet geleneğinin temsilcisi haline geldi.  

1966 yılında kurulan Elmadağ Divan Pub ise İstanbul'da hızlı, kaliteli ve konforlu yemek hizmeti sunma amacını taşıyan konseptiyle, kurulduğu tarihten günümüze kadar popülaritesini koruyarak bir vizyonu temsil etti. Elmadağ Divan Pub'un başarısı, 1987 yılında Erenköy'de açılan ikinci Divan Pub ile daha da güçlendi. Divan markası altında faaliyet gösteren bu mekânlar, tutarlı kalite standartlarına sadık kalarak, hızlı yemek servisi ve sıcak bir ortam sunarak, Divan Pub konseptinin başarısını daha da genişletti. 1999 yılında Kalamış'ta kurulan ilk Divan Brasserie ise sunduğu özgün menü ve bar deneyimiyle kendi alanında öncü bir konum elde etti.

DivanIC2.jpg

Zamanın ruhuyla büyüyen bir hikâye

1972 yılında özellikle İstanbul’da turizm farklı bir hareketlenme ve canlanma dönemine girdi. Bu hareketin içinde Divan da vardı. Semahat Arsel, İstanbul Elmadağ’daki Divan Oteli’nin yenilenme çalışmalarıyla yakından ilgilendi. Divan markasının sadece Türkiye’de değil, uluslararası ölçekte bir saygınlık ve kalite düzeyine ulaşmasına ve halen Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yaptığı Divan Grubu’nun büyümesine öncülük etti. Divan 1975 yılında hizmete sokulduğunda yeni çehresiyle turizm atağının içindeki yerini buldu. Aynı dönemde Antalya’nın ilk beş yıldızlı oteli olan Talya Oteli de hizmete girdi. 

Divan Oteli’ndeki bir sonraki yenileme ve genişleme çalışmaları 1985 yılında başladı. Turizmin yeni patlama gösterdiği 1990’lı yıllara Divan “yeniden yenilenmiş” olarak girdi. 2000’li yılların başında ise yiyecek-içecek alanında büyüme planlandı. Kısacası Divan, her dönemin değişen dinamiklerine uyum sağladı, her çağın ruhunu ve gerekliliklerini hizmet anlayışına yansıtan bir marka olarak yoluna devam etti.

DIVANIC1.jpg

70 yıldır aynı zarafetle…
 
Divan Grubu 70 yıllık tarihinde; otelcilik, restoran ve pastanecilik alanlarında yeni yatırımlarla faaliyet alanını genişleterek Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve uluslararası destinasyonlarda varlığını güçlendirdi. Misafirperverlik anlayışını değişen beklentilerle birlikte sürekli yeniledi; gastronomi alanındaki birikimini çağdaş yorumlarla zenginleştirirken hizmet kalitesini de kurumsal bir standarda dönüştürdü. Prestijli gastronomi rehberlerinden aldığı çok sayıda ödülle başarısını tescilleyen Divan mutfağı, lezzetini uluslararası ölçekte kanıtlamış bir marka haline geldi. Bugün otelleri, restoranları, pastaneleri, fırınları, ziyafet ve stadyum operasyonları ile Divan Grubu, 70 yıllık kurumsal birikimini; sürdürülebilirlik, insan odaklı yaklaşım ve etik değerler çerçevesinde, geleceğe yön veren bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Türk misafirperverliğini uluslararası standartlardaki hizmet kalitesiyle buluşturma amacıyla hareket eden Divan, vizyonunu bünyesinde barındırdığı tüm markalar aracılığıyla hayata geçiriyor. Bu vizyon, Divan’ın zamansız mirasını çağdaş bir bakışla yorumlayarak Türk turizmi ve gastronomisindeki öncü rolünü güçlendirmeye devam ediyor.

70. yıla özel projeler

Divan Grubu, 70’inci yılında iki özel projeyle yolculuğunu yeni bir faza taşıyor. İstanbul’un kültürel dokusunda önemli bir yere sahip Akaretler’de açılacak House of Divan, sanat, tasarım ve gastronominin bir araya geldiği yaşayan bir buluşma alanı olarak kurgulanıyor. Antalya’da yeniden hayat bulan Talya Otel ise, şehir tarihinde özel bir yere sahip bu ikonik yapıyı zamansız bir yaklaşımla yeniden ele alarak 10 yıl sonra misafirleriyle buluşturuyor. Zamansız estetik, ikonik mimari ve özenli detaylarla şekillenen bu projeler; Divan’ın bulunduğu lokasyonların ruhuna saygı duyan ve kalıcı değer üretmeyi merkeze alan yaklaşımını yansıtıyor.